Canlılarda yaşamsal faaliyetlerin devam edebilmesi için enerjiye ihtiyaç duyulur ve bu enerji besinlerden karşılanır. Canlıların ortak özelliklerinden olan beslenme, canlılık için zorunlu bir süreçtir.
Enerji, iş yapabilme yeteneği ya da bir değişikliğe neden olma kapasitesi olarak tanımlanır.
Resim: Canlılarda Enerji Dönüşümü
Fotosentez yapan bitkilerde ışık enerjisi, besinlerin yapısındaki bağlarda depolanan kimyasal enerjiye dönüştürülür. Tüketici canlılarda ise bu besinlerde depolanan kimyasal enerji, besin zinciri aracılığıyla birbirine aktarılır. Sonuç olarak tüm canlılarda organik besinlerde depolanan kimyasal enerji, ATP (adenozin trifosfat) molekülüne dönüştürülerek yaşamsal faaliyetlerde kullanılır. Canlılarda besinlerden elde edilen bu enerji (ATP) sayesinde;
ATP tüm canlılarda yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için kullanılan ortak enerji molekülüdür.
ATP’de bulunan enerji hücrede elektrik, ısı, hareket gibi farklı enerji formlarına dönüştürülebilir. Nükleotit yapıda olan ATP molekülü; azotlu organik baz olan adenin, bir riboz şekeri ve üç tane fosfat grubundan oluşur.
Adenin bazı ve riboz şekeri arasında glikozit bağı, riboz şekeri ve fosfat grubu arasında ester bağı, fosfatlar arasında ise fosfat bağları bulunur.
ATP, yapı olarak RNA molekülündeki adenin nükleotidine benzer. ATP’nin RNA’da bulunan adenin nükleotidinden farkı, yapısında bir yerine üç tane fosfat grubu bulunmasıdır.
Adenin bazına riboz şekeri bağlanmasıyla adenozin molekülü oluşur. Adenozin molekülüne bir fosfat bağlanması ile adenozin monofosfat (AMP), AMP’ye bir fosfat bağlanması ile adenozin difosfat (ADP), ADP’ye bir fosfat bağlanması ile adenozin trifosfat (ATP) oluşur.
Resim: ATP molekülünün yapısı
ATP molekülünün fosfat grupları arasındaki bağlar hidroliz edildiğinde kopar. Bir molekül ATP’nin hidrolizi sonucunda adenozin difosfat (ADP), inorganik fosfat (Pi) ve serbest enerji açığa çıkar. Açığa çıkan bu enerji çeşitli metabolik faaliyetlerde kullanılır.
Metabolik olayların gerçekleşmesinde enerji açığa çıkaran ve enerjiyi kullanan tepkimeler birlikte yürütülür. Enerjinin açığa çıktığı tepkimelere ekzergonik (enerji veren) tepkimeler adı verilir. Gerçekleşmesi için enerjiye ihtiyaç duyulan tepkimelere endergonik (enerji alan) tepkimeler adı verilir. Hücrede gerçekleşen çoğu yıkım tepkimeleri ekzergonik, yapım tepkimeleri ise endergonik tepkimelere örnektir.
Yenilenebilir bir kaynak olan ATP, ADP’ye fosfat eklenmesiyle yeniden oluşturulabilir. ADP molekülüne enerji ve inorganik fosfat eklenmesiyle ATP sentezlenmesine fosforilasyon denir. Fosforilasyon sırasında su açığa çıkar. ATP’nin su ile hidroliz edilerek yapısından bir fosfat molekülünün koparılması sonucu enerji açığa çıkarılmasına defosforilasyon denir. ATP molekülü, sürekli kullanılan ve yenilenebilen bir moleküldür. ATP molekülünün hücrede metabolik faaliyetlerde kullanılmak üzere yıkılıp yeniden sentezlenmesi ATP döngüsü olarak ifade edilir
Resim: Fosforilasyon ve defosforilasyon olayları
Resim: ATP döngüsü
Video: Canlılık için enerjinin önemi ve ATP yapısı